24 Şubat 2008 Pazar

FOOTBALL' SAVAŞ

Başlığa bakıp da yine futbol,takım içerikli yazı yazdığımı sanmayın..O 40 yılda 1 kere oldu,babamdan kaptıklarımla zaten pek de kıvıramadığım yoruma verdiğim cevaptan anlaşılıyor.Web sitelerinde gezinirken bir haber gözüme takıldı ve fotoğraflarına bakınca şok oldum.
Olay Birmingham City-Arsenal maçında gerçekleşiyor..Arsenal'in genç futbolcusu Eduardo ile Birmingham City'li Taylor arasında yaşanıyor...İşte fotoğraflar:





Anlamadığım erkek çocukları futbola bu denli yönlendirilirken aileleri ne kadar bilinçli davranabildiği!!!!Çocuklarınızı bilgisayar başından,playstation başından kaldırmaya çalışıyorsunuz ya savaşıyorlar,ellerinde bir tabanca tüfek adam öldürüp duruyorlar,diye..Hani sözüm ona tek şiddete alıştıran normal karşılamalarını sağlayan o oyunlarmış gibi.Aman yanlış anlaşılma olmasın bu oyunları onaylıyor değilim,biliçli olmakta yarar var.Spor adı altında yapılanlar içinizi nasıl rahat ettiriyor??Küfürler,kavgalar,çirkin tezahüratlar,şiddet,saygısızca oyun...Örneğin benim hala hafızamdan silinmemiştir Uche'nin başına gelen talihsizlik,bacağının kırıldığı an ki görüntü dün gibi aklımda.
Adamın ayağı resmen kopmuş,nasıl kırılmaysa ve bunu yapan futbolcu sadece kırmızı kartla cezalandırılıyor,yani 1 maç için oynamama cezası(bilmiyorum sonradan birşey yapıldı mı yada yapılacak mı) Bu da artık ne kadar cezaysa insan evladı olanın vicdanı rahat edip oyuna konsantre olamaz gel gör bir de oynayıversin..Bence bu durum Arsenal'li genç futbolcunun futbol hayatını ne kadar etkileyecekse diğer futbolcunun cezası da 1 kırmızı kartla kalmamalı...Günümüzde spor özellikle futbol 22 kişilik savaştan farksız,futbolun savaşı bakalım daha ne haberlere malzeme olacak?

12 yorum:

øττøṃαṉṡ dedi ki...

anammm o nası bi foto yau içim kalktı öhhhhhhhh :(

Ebru dedi ki...

@Ottomans; Senin branş neydi?? Siz bundan daha kötülerini görmüyor musunuz ya??? :)

øττøṃαṉṡ dedi ki...

pis görüorus ama bi an görünce gene kötü oldum :(pratisyenim ben . ayrıcana çok duygusalım ağlarım bak hemen ühühühüh :P

Ebru dedi ki...

@Ottomans; Sürprizlerle dolu bir blog diyelim öyleyse :P Duygusal bir pratisyen, işin zor gibi ;)

øττøṃαṉṡ dedi ki...

insan bi uyarı koyar dikkat dehşet verici foto die aaa :P kemik yaşı büyük olan var küçük olan var içi çocuk olan var dimi ama ... odun bi doktor istiyorsunuz siz besbelli böle kasap gibi kescek biçecek seni sana o müstehak :) iide bu duygsusallıgım hasta varken tabıkı yok yoksa yararlı olamam ama normal hayatta hala hıslerım var olmedı olmıcekte sizlere inatttt :P

Ebru dedi ki...

@Ottomans; Bak nasıl da çekiyor :) Biz kasap gibi doktor istemiyoruz özellikle de asık suratlı doktor hiiiç istemiyoruz. Hasta ne de olsa değil mi ilgiye ihtiyaç duyar :) Bu arada sırayla okuyorsun galiba yazıları, kitap okur gibi ;)

øττøṃαṉṡ dedi ki...

napim geç keşfettim kitap gibi kadınmışsın zihninden dökülen kelimeleri susamış bir çöl faresi gibi kana kana içiyorum suçmu :P ii okuycam yorum yapmicem ki fark edeme :P

Ebru dedi ki...

@Ottomans; Teşşekkür ederim, yazılarımın okunabilirliğini sınamış da oldum sayende ;) Birbirinden beter deyip duruyorsun gerçi ya neyse... Neden fark etsem ne oluyor ki okuduğunu??

øττøṃαṉṡ dedi ki...

ne bilim utandım birden kendimi ele verdim sanırım bu kadar yorum yaparak beendiimi :( burdan da şu sonucu cıkarmak gerek heralde sen bana yorum yapmadıına göre benşm yasılarım okunabilirlik sınavından kaldı :(

Ebru dedi ki...

@Ottomans; Hayır yazıların cidden iyi, çok uykum geldiğinden yorum bırakmak istediğim birkaç tanesine cümleleri toparlayamadım sadece ;) Okunabilirliği süper, yoksa hepsini okuyamazdı değil mi?

øττøṃαṉṡ dedi ki...

daha yeniyim hepi topu kaç taneki yasılarım :( teselli etmeye calısma beni :P

Ebru dedi ki...

@Ottomans; Sen böyle çatapat söylerken herşeyi ben seni neden teselli edeyim, deli miyim ben :)